Tarım ve Hayvancılıkta Doğru Bilgi

Geri git   Tarım ve Hayvancılıkta Doğru Bilgi > Desteklemeler > 2012 Tarım ve Hayvancılıkta Destek ve Krediler > 2012 Süt Desteği

AND ">
!!! - Duyurular - !!!

TÜRKİYENİN EN BÜYÜK TARIM VE HAYVANCILIK FORUMU SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ.


Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 12-24-2009, 05:04 PM   #1 (permalink)
Administrator
 
Üyelik tarihi: Dec 2009
Mesajlar: 340
admin is on a distinguished road
Standart Sütün Bileşimi



SÜTTE YAĞ ORANI ETKİLEYEN BESLENME İLE İLGİLİ FAKTÖRLER


Yetiştiricilerimiz, ürettikleri sütleri pazarlarken çoğunlukla tek kriter olarak sütün miktarı ele alınmaktadır. Halbuki hayvancılığı ileri batı ülkelerinde fiyatlandırmada miktardan çok sütün bileşimi etkili olmaktadır. Bu ülkelerde sütün yağı, proteini, kuru maddesi, somatik hücre sayısı ve sütteki bakteri sayısına bağlı bir fiyatlandırma sistemi bulunmaktadır. Ülkemizde ise süt üretiminin yetersizliği, süt fabrikaları arasındaki yoğun rekabet ve süt alımında kontrole yönelik alt yapının henüz oluşturulamaması nedeniyle, henüz fiyatlandırmada sütün bileşimine yönelik bir çalışma yapılamamaktadır. Sadece süt kompozisyonuna güvenen bazı büyük süt inekçiliği işletmeleri süt kompozisyonunu esas alarak özel pazarlık yapabilmektedirler. Yakın zamanda ülkemizde de süt işleyen işletmelerin süt alımında politika değişikliğine giderek sütün bileşimine göre fiyatlandırma yapmak zorunda kalacakları tahmin edilmektedir. Sütün bileşimine giren maddeler arasında beslenmeye bağlı olarak en fazla değişikliğe uğrayan süt yağıdır. Hayvanın ırkı, yaşı, süt verimi, laktasyon sayısı, hayvanın kondüsyonu gibi beslenme dışı faktörler sütün yağ oranını değiştirebilmektedir. Ancak sütte yağ oranını etkileyen en önemli faktör beslenmedir. Bu yazıda süt yağının düşmesine sebep olan beslenme ile ilgili faktörler üzerinde durulacaktır.
Sütün büyük bir bölümü yemlerin işkembede parçalanması sonucunda açığa çıkan fermentasyon ürünlerinden meydana gelmektedir. Uçucu yağ asitleri olarak adlandırdığımız bu ürünler asetik asit, propiyonik asit ve bütirik asittir. Asetik asit ve bütirik asit doğrudan süt yağının sentezine katılmaktadır. Propiyonik asit ise kolaylıkla kan şekerine dönüşerek süt şekerinin sentezlenmesinde kullanılır. Süt şekeri miktarı ne kadar çok olursa süt miktarı o kadar artmaktadır. Süt yağının sentezinde anahtar rolü sirke asidi olarak da bilinen asetik asit üstlenmiştir. İşkembede sirke asidi ne kadar fazla üretilirse süt yağı o derece artmaktadır.
Yakın zamanlarda yapılan çalışmalar sonucunda ise işkembe fermentasyonu sonucu ortaya çıkan sirke asidi dışında başka bir çok parametrenin de süt yağ oranı üzerinde etkili olduğu ortaya konmuştur. Bu çalışmalarda en çok üzerinde durulan konu rasyondaki çoklu doymamış yağ asitleri (PUFA) miktarıdır. Geviş getirenlerin yemlerinde en çok bulunan çoklu doymamış yağ asitleri linoleik (18:1) ve linolenik (18:2) asitlerdir. Bu yağ asitleri rumen mikroorganizmaları tarafından doyurularak alt sindirim organlarına gönderilmekte ve bu şekliyle süt ve doku yağlarının bileşimine girmektedirler. Ancak bu işlem sırasında bir çok ara ürün oluşmaktadır. Bunlardan en önemli olanı konjuge linoleik asit(CLA)dır. Bunun dışında çok farklı formlarda trans yağ asitleri (TFA) de meydana gelmektedir. Yüksek oranda konsantre yem tüketimi sonucu rumende oluşan asit ortam, biyohidrojenasyonun tamamlanmasına engel olarak CLA ve TFA konsantrasyonlarında yükselmelere neden olmaktadır. Bunun yanında rasyonda yeterli kaba yem olmasına karşılık rumene infuze edilen çok az miktardaki konjuge linoleik asit bazı trans formalarının süt yağ sentezini önemli ölçüde azaltmaktadır. Bu sonuçlar sirke asidi ile birlikte biyohidrojenasyon ürünlerinin süt yağ sentezini üzerinde oldukça etkili olduğu tezini güçlendirmektedir.



Sütte yağ ornını etkileyen Faktörler:

Rasyondaki kaba yem oranı: Rasyondaki kaba yem oranını ne kadar çok olursa sirke asidi oranı o derece artmaktadır. O halde süt yağ oranını artırmanın en kolay yolu rasyonlarda kaba yeme ağırlık vermektir. Ancak kaba yemlerin kalitesiz olması ve yüksek oranda kullanılması durumunda süt yağını artarken süt miktarında azalma meydana gelecektir. Süt verimini azaltmadan süt yağını artırmak için kaliteli kaba yem kullanılması mutlaka gereklidir. Kaba yem olarak sadece buğday samanı gibi kalitesiz kaba yemler kullanılarak yüksek süt verimi elde edilmeye çalışıldığında, fabrika yemlerini ya da tane yemlerin oranını artırmak zorunda kalırız ve belki (!) yüksek verim alırız ama sütte yağ oranı düşer. Yağ oranı normal bir süt elde edebilmek için kaba yem oranının en az %50 olması önerilmektedir. Yani rasyonu oluşturan yemlerin en az yarısı ( kuru madde esasına göre ) kaba yem olmalıdır.



Ülkemizde yem bitkileri ekimine gereken önemin verilmeyişinden kaynaklanan kaliteli kaba yem yetersizliği bunun yanı sıra verim potansiyeli fazla olan hayvanların miktarının artması hayvanlardan daha fazla süt alabilmek için aşırı düzeyde konsantre yem kullanılması ile sonuçlanmaktadır. Bu durumda sütte yağ oranın azalmasına sebep olmaktadır. Kaliteli kaba yem kullanmakla hem hayvanların enerji ve diğer besin maddeleri ihtiyacı kolaylıkla karşılanabilmekte hem de süt yağ oranı yüksek, daha kaliteli ve daha ekonomik süt elde edilebilmektedir.

Rasyondaki Lifli Madde Oranı: Sadece rasyondaki kaba yem miktarı ile hareket etmek bazen yanıltıcı olabilmektedir. Kaba yemlerde lifli madde miktarı çok yüksek ise yem tüketiminde dolaysıyla süt veriminde düşme görülürken, erken biçilen kaliteli kaba yemlerde ise istenilen lif yoğunluğuna ulaşılamadığından süt yağ oranındaki beklenti yakalanamaz. Bu nedenle kaba yem miktarını belirlerken yemlerdeki lifli maddelerin özelliklerini ortaya koyan analizlerden yararlanmak gerekir. Bunlar ham selüloz, NDF, ADF gibi analizlerdir. Süt ineklerinde rasyonda bulunması gerekli ADF ve NDF oranları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Tablo 1. Süt ineği rasyonlarında bulunması gereken lifli maddeler (NDF ve ADF) ile Lif olamayan kolay eriyebilir karbonhidrat (LOK) miktarları
Erken Kuru Dönem Geç Kuru Dönem Laktasyon Başlangıcı
(0-21 gün)
Pik dönemi (22-80 gün) Lakt.
80-200. gün
Laktasyon
sonu
ADF,%, en az 30 24 21 19 21 24
NDF,% en az 40 35 30 28 30 32
LOK,% en çok 30 34 35 38 36 34


Yemlerin partikül büyüklüğü: Süt yağ oranında kaba yemlerin çok küçültülmesine bağlı olarak da düşüşler görülmektedir. Buradan da anlaşılacağı süt inekleri için rasyon hazırlarken ya da rasyon kontrolü yaparken ham sellüloz yada hücre duvarı ile ilgili diğer analiz sonuçları ile yetinilemez. Kaba yemin yapısal etkisinin de göz önüne alınması gereklidir. Yapısal etkinin ölçülmesinde son yıllarda en çok baş vurulan metotlardan biri 19,0 8,0 ve 1,18 mm çapında delikleri bulunan kutu şeklindeki bir elek sistemi (PSPSS) kullanarak yapılmaktadır.


Şekil 1: Kaba yemlerin ya da tam yemin partikül
büyüklüğünü ölçen PSPSS elek sistemi

1,18 mmlik elek üzerinde kalan yemlerin rumende fiziksel olarak etkili oldukları varsayılmaktadır. Süt inekleri için hazırlanan kaba ve konsantre yemlerden oluşan bir tam yemin (TMR) en üst elekte %10-15, ikinci elekte %40-50, üçüncü elekte %30-35 ve en altta %10-20 şeklinde dağılım göstermesi gerektiği bildirilmektedir. Özellikle saman yedirmenin oldukça yaygın olduğu ülkemizde saman yapımı sırasında çok ince öğütmenin yada kaba yemleri toz haline getirmenin yemlerin sindirilme derecesini düşürdüğünü ve süt yağ oranında azalmaya neden olduğunu unutmamak gereklidir. Kaba yemlerin parçalanma uzunlularının en az 8 mm kadar olması tavsiye edilmektedir. Öğütülmüş kuru mısırın partikül büyüklüğü de önem taşımaktadır. Öğütülmüş kuru mısırın %33’ü 1100 mikronluk eleğin üstünde, %50’sinin 500 mikronluk eleğin üstünde ve %15 kadarının da 500 mikronun altında olması arzu edilir.

Yemde lif olmayan karbonhidrat miktarı (NFC=LOK): Rasyonda LOK miktarının fazla olması kolay sindirilebilen yemlerin rasyonda yüksek oranda bulunduğunun bir göstergesidir. Bu durumda lifli maddelerin hem rasyondaki oranı düşük olacaktır, hem de sindirilme dereceleri düşerek yetersiz asetik asit oranı nedeniyle süt yağı düşecektir. Bu şekilde süt yağındaki düşme %1’lere kadar varabilir. Süt protein oranında ise %0,3 kadar bir yükselme görülebilir. Bu nedenle rasyondaki LOK oranının en çok Tablo 1’de belirtilen düzeylerde olması önerilmektedir. Ancak LOK’u teşkil eden en önemli yapı olan nişastanın yıkılabilirliği de LOK oranı üzerinde etkili olmaktadır. Buğday gibi kolay yıkılabilen nişastaya sahip tane yemlerin yüksek oranda kullanılması süt yağ oranını olumsuz yönde etkiler. Bunun yanı sıra konsantre yemlerde kepek, şeker pancar posası, narenciye posası gibi lif oranı yüksek, nişasta (LOK) oranı düşük yemlerin kullanılması süt yağı üzerinde olumlu etki yapmaktadır. Bu nedenlerle süt yağını sorgularken sadece rasyonun kaba/konsantre oranı üzerinde durmak doğru değildir. Hem kaba yemin hem de konsantre yemin özelliklerinin iyi bilinmesi ve buna uygun yorumlama yapmak gerekir.

Yemleme Düzeni: İşletmedeki yemleme düzeni de sütün kompozisyonu etkilemektedir. Yemlik uzunluğunun yeterli olmayışı grupların çok kalabalık oluşu gibi nedenler hayvanlar arasında özellikle kaba ve konsantre yemlerin ayrı ayrı verildiği durumda miktar ve içerik yönünden farklı oranlarda yem tüketimin gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Bu farklılık sütün kompozisyonuna da yansımaktadır. Tam yem (TMR) uygulaması kaba ve konsantre yemlerin birlikte alınmasını sağladığından işkembe asitliğinde farklılaşmayı azaltarak süt yağı miktarı üzerinde olumlu bir etki yapar. Ani rasyon değişimleri de süt verimini olduğu gibi sütte yağ ve protein içeriğinin düşmesine sebep olmaktadır.

Öğün Sayısı: Yemlemede öğün sayısının artırılması süt yağ oranını artırır. Özellikle yüksek düzeyde konsantre yemleme yapılıyor ise sık öğünler halinde yem vermek suretiyle rumen pH'sındaki ani dalgalanmaların kısmen önüne geçilmiş ve asetik asit oranında meydana gelecek düşme engellenmiş olur. Eğer hayvanlara kaba ve konsantre yemleri ayrı ayrı veriyorsak konsantre yemin öğün sayısını mümkün olduğunca fazla tutmak gerekir. Klasik olarak günde iki öğünde konsantre yemleme yapmanın süt verimini ve süt yağ oranını olumsuz etkilediğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Yağ İlavesi : Yüksek verimli süt ineklerinde rasyonlarda enerji açığını gidermek amacıyla yağ kullanılması ülkemizde de giderek yaygınlaşmaktadır. Süt bileşenleri içerisinde yağ kullanılmasından en çok etkilenen protein içeriğidir. Rasyonlara yağ ilavesine sütte yağ yoğunluğu üzerindeki etkisi ise değişkendir. Rasyona katılan yağ miktarı, kullanılan yağ kaynağı sonuçları değiştirmektedir. Rumen fermentasyonuna dayanıklı korunmuş yağlar, palm yağı, doymuş yağ asitlerince zengin hayvansal yağların düşük düzeyde yağ bulunduran ve enerji yetersizliği bulunan rasyonlara ilave edildiğinde süt verimi ve yağ oranı üzerinde olumlu etki yaptığı, buna karşılık doymamış yağ asitlerince zengin olan sıvı bitkisel yağlarla balık yağının süt yağ oranını azalttığı bildirilmektedir. Yağ ilavesinin etkili olabilmesi için aşağıdaki şekilde bir uygulama yapılması önerilmektedir.

Rasyonu oluşturan yem ham maddelerinden …………….. en fazla %3
Doğal yağlar ( Hayvansal yağlar veya yağlı tohumlardan).. %2-4
Korunmuş Yağlar…………………………………………. en fazla %2

Maya Kültürlerinin Kullanımı: Son yıllarda yem katkı maddesi olarak kullanımı giderek artan maya kültürlerinin rumende selüloz sindirimini artırarak, yem tüketimi ve süt veriminin yanı sıra sütte yağ oranını da yükselttiğine yönelik araştırma sonuçları bulunmaktadır.
Tampon etkili maddeler: Yüksek düzeyde konsantre yem kullanımına bağlı olarak şekillenen asidoz olgularını önlemek amacıyla rasyonlara katılan Sodyum Bikarbonat ve MgO gibi tampon etkili maddeler süt yağ oranındaki azalmaya da kısmen engel olabilmektedirler. Bu amaçla NaHCO3 ve MgO rasyonlarda sırasıyla %0,6-0,8 ile %0,2-0,4 arasında ayrı ayrı kullanılabildikleri gibi aynı miktarlarda kombine olarak da toplam rasyona ilave edilebilirler.

Sonuç olarak, hayvanlarımızı beslerken kriter olarak sadece günlük süt verimini değil günde ne kadar yağ, protein ve kuru madde ürettiğimize de dikkat etmeliyiz ve bu yönde rasyon değişikliklerine gitmeliyiz.

Prof.Dr.Behiç COŞKUN
Selçuk Üniversitesi
Veteriner Fakültesi
Hayvan Besleme ve Beslenme
Hastalıkları Anabilim Dalı
KONYA
admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Yeni Konu aç  Cevapla

Etiketler
süt bileşimi, sütün içeriği, sütün oluşumu

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



WEZ Format +2. Şuan Saat: 01:00 PM.


Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Tasarım ve Türkçe Tercüme :Barış DAĞ
tarimhayvancilik.net ziraat mühendisleri Ali EKŞİ ve Murat ATEŞ tarafından güncellenmektedir.
Üyelerimiz görüşlerini önceden onay olmadan anında yazabilmektedir, bu yazılardan dolayı doğabilecek sorumluluklar yazan kullanıcılara aittir, Tarimhayvancilik.net yoneticileri itina ile icerik kontrolleri yapmaktadir, yine de Tarimhayvancilik.net' de yasalara aykırı unsurlar bulursanız İLETİŞİME bildirebilirsiniz, gereği yapılacaktır. English Explanation: Our users can give their opinions without getting any approval in our site, all the responsibilities which can rise from these articles belong to these users, the managers of Hanemiz.com control the contents very carrefully, but if you find any item opposite to the rules CONTACT
Özel Arama